
MALTA PARA BİRİMİ
Malta ve Güney Kıbrıs Rum Kesiminin de katılımıyla 27 üyeli Avrupa Birliği'nde, Euro ortak para birimini kullanan ülke sayısı 15'e yükseldi.
Malta ve Güney Kıbrıs Rum Kesiminin toplam yurt içi milli hâsılası Avrupa Birliği'nin yüzde 0,2'sine tekabül ediyor.01.01.2008 Ocak ayına kadar Malta'da Malta Lirası kullanılmaktaydı. Malta’nın 400 bin nüfusu bulunuyor. Euro'ya geçiş Malta cumhuriyetini ekonomik ve sosyal açıdan olumlu yansımıştır.
Malta adasının özellikle Avrupa'dan önemli oranda turist alan bir ülke olması Euro'nun büyük kolaylık sağlamasına sebep olmuştur. Malta, toplam milli hâsılasının yüzde 80'ini yurtdışı ilişkilerinden sağlıyor.

Devlet açısından olumlu gözüken tabloya rağmen Malta halkı yapılan referandumda Euro'ya geçişe yüzde 35'ye yakın oranda hayır dedi. Halkın korkusu ise Euro'ya geçişle birlikte Almanya gibi bazı ülkelerde yaşandığı gibi ani bir zam furyasının yaşanması. Bunun üzerine ülkenin önde gelen iş adamı ve iş yerleri zam yapmayacaklarına dair söz verdi. Bilinmesi gerekir ki buradaki alışveriş merkezleri ve mağazalar Euro üzerinden çalışır, o nedenle Euro olarak götürülen döviz tüm ülke içindeki harcamalarınızda rahatlıkla kullana bilirsiniz.
KIBRIS RUM YÖNETİMİ VE MALTA EURO'YA GEÇTİ
Kıbrıs Rum Yönetimi ile Malta’da 1 Ocak itibariyle Avrupa ortak para birimi Euro’ya geçildi. Böylece Avrupa Birliği’nde Euro ortak para birimini kullanan ülkelerin sayısı da 15’e çıktı.
Kıbrıs Rum Yönetimi ile Malta 1 Mayıs 2004’te Avrupa Birliği’ne tam üye oldu. O dönemden bu yana, İki ada ülke, Euro para birimine geçebilmek için gerekli, ekonomi ve maliye politikası kriterlerini yerine getirdi. Geçtiğimiz Mayıs ayında Avrupa Birliği Komisyonu ile Avrupa Merkez Bankası, Malta ile Kıbrıs Rum Yönetimi’nin 1 Ocak itibariyle Euro para birimine geçebileceğine karar verdi.
Kıbrıs Rum Yönetimi Brüksel Büyükelçisi Nicholas Emiliou, Euro para birimine geçmenin kendileri için çok önemli olduğunu belirtiyor: “Ortak para birimine dahil olabilmek, ülkem için başından beri, Avrupa Birliği’ne üye olduğumuzdan itibaren, büyük bir hedefti. Çünkü Euro’yu kullanan Avrupa Birliği ülkeleri, bir nevi kendi içlerinde bir çember oluşturmuş durumdalar. Onlar, Birliğin ekonomi ve maliye politikalarına yönelik kararların alınmasında ağırlığa sahipler.”
EURO KRİTERLERİ: Bir ülkenin Euro para birimine geçebilmesi için 1993 tarihli Maastricht Antlaşması kriterlerini yerine getirmesi gerekiyor. Buna göre, kamu açıklarının gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 60’ını geçmemesi şart koşuluyor. Enflasyon ve faiz oranları da dikkate alınıyor. Malta ve Kıbrıs Rum Yönetimi dört yıl içersinde, bu kriterleri yerine getirdiler. Geçtiğimiz Ocak ayından itibaren, ulusal para birimlerini Euro madeni ve kağıt paralarla değiştirdiler. İki ülkenin sembollerini taşıyan paralar Finlandiya ile Fransa’daki işletmelerde basıldı. Kıbrıs Rum Yönetimi ile Malta, ortak para birimi ile ülkelerinde ekonomik kararlılığın sağlanacağı ümidini taşıyorlar. Nicholas Emiliou: “Bizim işletmelerimiz için gerçekten değişecek olan şey, Kıbrıs parası Euro’ya değiştirildiğinde görülen kur farkı ya da havale masrafları ortadan kalkacak. Biz bir adayız. Bu nedenle Kıbrıs piyasasının pazarı çok küçük. Artık, Kıbrıs’ın fiyatlarını diğer piyasalarla mesela Yunanistan’la kıyaslamak daha kolaylaşacak. Böylece bizim fiyatlarımız düşebilir.”
EKONOMİK İSTİKRAR BEKLENTİSİ: Kıbrıs Rum Yönetimi ile Malta’nın Euro para birimine geçmesi ülkelerindeki ekonomik istikrarı sağlamak açısından oldukça önem kazanıyor. İki ülkenin politikacıları bundan böyle, Maastricht Antlaşması’na göre yeni borçlanma konusunda dikkatli davranmak zorunda kalacaklar.
Avrupa Birliği ülkeleri arasında İngiltere, Danimarka ve İsveç, Euro’yu değil ulusal para birimlerini kullanıyor. Euro para birimine geçmek isteyenlerin listesi ise oldukça uzun. Sırada 2010 yılında Slovakya’nın Euro Bölgesi’ne dahil olması planlanıyor.

MALTA EKONOMİSİ
2003 yılında Malta’nın ihracat yaptığı ilk beş ülke sırasıyla Singapur, Fransa, İngiltere ve Almanya, ithalat kaynağı ilk beş ülke ise İtalya, Fransa, İngiltere, ABD ve Almanya olarak belirlenmiştir.
Doğal kaynak ve hammadde ithalatına bağımlı olan Malta, Avrupa ve Afrika’ya yakın olan coğrafi konumundan ötürü, ekonomisinde şekil değiştirme imkanı bulmuştur. 1973 yılında Malta Cumhuriyeti’nin kurulması öncesinde ağırlıklı olarak İngiliz askeri üslerine hizmet eden Malta, bağımsızlığın ilan edilmesinin ardından ticari gemi yapımı /onarımı, turizm, tekstil ve hazır giyim sektörlerinde faaliyet göstermeye başlamıştır.
Ancak tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, üretim sektörü zaman içinde önemini yitirmiş ve 2006 yılında GSYİH’nın yüzde 16’sını oluşturmuştur. Tekstil ve hazır giyim vb. emek-yoğun sanayiler yerine ağırlıklı olarak yabancı yatırımcıların gözlemlendiği elektronik bilim ve ecza sanayi gibi sermaye-yoğun endüstrilere geçiş yaşanmaktadır. Hali hazırda var olan ve yerli işletmeler tarafında yürütülen gıda, mobilya vb. emek-yoğun sektörler, AB üyelik müzakerelerinin başlaması ile birlikte yoğun rekabete maruz kalmıştır.
Malta’daki ekonomik büyümenin en önde gelen unsuru hizmet sektörü olarak bildirilmektedir. Hizmet sektörü olarak en büyük katıyı sağlayan turizm sektörü yanı sıra, özellikle istihdam ve döviz kazançları açısından önem kazanan finans ve telekomünikasyon sektörleri de ön plana çıkmaktadır. Emlak fiyatlarında yaşanan artış ise inşaat sektöründe hareketlilik sağlamıştır. Tarım ve balıkçılık sektörlerinin son yıllarda önemini yitirmesine rağmen, balık çiftlikçiliği hızla gelişmekte olup, 2006 yılında GSYİH’nın yüzde 2,7’sini oluşturmaktadır. |